18.07.2012

Bir Garip Hikaye-2

Çocuk artık içindekileri açmak zorundaydı. Çünkü artık geceleri arkadaşça konuşmak zor geliyordu. Sevgisini her konuştuğunda biraz daha belli etmeye çalışıyor,oradan buradan onun hakkında öğrendiklerini onu etkileyecek biçime sokarak ona yansıtıyor. Bir gece gene sabahlıyorlardı. Kız artık ondan rahatsız değildi,kendisine alışmıştı. Önceleri msn ye girdiğinde hep onunla konuşmaya çalışan kendisiyken artık kızda aralarda geri dönüş yapıyordu.
Çok garip bir şekilde girmişti hayatına ama alıştırmıştı kendisini ona.
O gece ikisinin de çıkmalarına az kalmışken erkek:
-Sana nedeni ne olursa olsun bir şey söyliyecem.
--Söyle...
-Bu belki seni şaşırtacak ama yapmak zorundayım, ne olur düşünerek ve bu zamana kadar yaşadıklarımıza bakarak karar ver.
--Söyler misin?
-Ben seni seviyorum. Ve benim hayatımın parçası olmanı istiyorum.
Kız bir iki dakika cevap vermedi. Suskun kaldı. Hatta bir ara bağlantı koptu. O anda belki de korktuğu başına gelmişti. Çünkü bunu söylemeye karar verdiğinde ilk aklına gelen şey hüsrandı. Zaten hayatı derin bir melankolideydi. Hep kaybeden ve yararsız biri olduğunu düşünürdü. Onla birlikte biraz da olsa yaşama sevincini tatmıştı. Kendine gelmişti ve kaybedemezdi onu.
Belli bir süre sonra kız cevap verdi.
--Bak üzülmeni istemem ama ben yapamam. Ne durumda ve nasıl olacağını bilmiyorum ama olmaz diyebilirim. Beni tanımıyorsun,tanısan inan sende yanlış yolda olduğunu düşünürsün.
-Yanlış yolda olsam bu kadar zaman senin peşinden gezer ve senin süslü arkadaşlarınla diyologa girer miydim?
Bir iki dakika bu şekilde bir ağız dalaşına benzer yazışma oldu. Çocuk kaybetmemek için onu kızdırmamaya çalışıyordu. Çünkü kendine gelmesini sağlayan kişiydi ya da o öyle olduğuna inanıyordu.
Daha sonra çocuk kızı ikna etti. Ama hani ne kadar ciddi bu tabi bilinmez. Kız belkide onu çocuğun kendisini sevdiğini biliyordu ama üzüleceğini düşünüp kabul etmek istemiyordu. O da uzun süredir onun sayesinde hayattan tat almaya başlamıştı. Yaşamak için bir neden bulmuştu.
Nitekim çıkmaya başlamışlardı. Çocuk garip bir şekilde kendisine aşık olmuş,hayatta yapmayacağı şeyleri yapmış,bir anda hayatına girmiş ve şimdide hayatının parçası olmuştu. İlk aylar gene araları soğuk,seviyeli bir birliktelik yaşamışlardı. Tanışma aşamasındaydılar. Birbirlerini tanıdıkça,birbirlerine bağlanıyorlardı. Bu bağlanma zamanla bütünleşmeye dönüşüyordu.Bütünleşmeyle birlikte, her ilişkide olduğu gibi birbirlerine karışmalar ve akabinde tartışmalar başlıyordu. Erkek,kızın kıyafetlerine ;kızda erkeğin sınıftaki kızlarla konuşmasına karışıyordu.
Arada bir küsüyor ama birbirlerine olan bağlılıklarından dolayı ayrılamıyorlardı. İlişkileri öyle böyle bir şekilde altı ayı doldurmuştu.
Erkek derslerinde başarılı çalışkan biriydi. Ve sene sonu gireceği lisans tamamlama sınava hazırlanıyordu. Kızı da bu sınava hazırlanması konusu da zorluyordu. Kızsa pek oralı değildi. Okumaktan sıkılmış ve bir an önce bitse de iş bulup normal bir insan hayatına girsem düşüncesindeydi.
İlişkilerinin sekizinci ayıydı,bu ay tartışma ayıydı. Sudan sebepler büyütülüp,tartışma zemini hazırlanıyordu. Ama bir şekilde ayrılamıyorlardı. Çünkü hala neden birlikte olduklarını bilmiyorlardı. İkisi de birbirleriyle mutlu olduklarını düşünüyorlardı. Erkek çocuğunun ailesi ilişkisini öğrenmişti. Ancak izin vermemişti. İyi bir gelecek için iki ay sonra gireceği sınavı kazanmak zorundaydı. Bunun içinde bu ilişki engel olarak görünüyordu.
Erkek de sene sonu sınava girip kazandıktan sonra ailesiyle kızı tanıştırıp onların yanıldığını göstermek istiyordu. Fakat yanıldığı ya da yanlış yaptığı bir şeyler vardı. "Çalışmıyordu!"
Günün çoğunu okulda geçiriyordu. Geri kalan zamanda da kız için haps olduğu bilgisayarın başında. Çalışmak içinse hiç zaman ayırmıyordu.
Zaman hızla akıp geçmiş, sınav da girmiş ve sınavın açıklanacağı zaman gelmişti. Bu zamana kadar ilişkileri normal seviyedeydi. Sorun yok her şey temizdi. Tabi ailesinin onu istemediğini bilmiyordu.
Sınav açıklanacağı gün çocuk pek de umutlu değildi. Çünkü işini garantiye almamış, çalışmadan ettiği dualara bırakmıştı. Sınavın sonucu da hayatını yansıdan bir sonuç olmuştu "hüsran". Çocuk görünürde belkide sınavı kaybetmişti ama bu görünürdeki şeydi.Bunun yanında uğraştığı çabaladığı birini ve bir senesini kaybetmişti. Ailesi sınav sonucunu görünce öyle böyle bir şekilde kabul ederdi ama onlara "ben birini seviyorum" diyemezdi artık.
Ve kıza hiç bir şey söylemeden hayatında çekip gitti. Birinin hayatında onun istememesine rağmen girmiş. Onu ve kendisini  mutlu etmiş ve hala mutluyken hiç bir şey söylemeden çekip gitmiş ,ona bıraktığıysa hayatında atamayacağı bir yara olmuştu. Bununda temel ve basit bir nedeni vardı. İleriyi hesaplamadan bu gün mutlu olayım yarına bakarız düşüncesiydi. Günü yaşayarak, yarınlarını öldürerek bu ilişkisini bitirmişti...

0 yorum:

Yorum Gönder

Yorum Kuralları
*Lütfen yalnızca yazı ile ilgili yorumlar yazın.
*Yazının konusu dışında iletmek veya sormak istediğiniz bir şey varsa İletişim Formunu kullanın.

Reklam