22.02.2014

Kısa Dipnot-27: Anlayamazsınız!

Hayatın yalnızlığı mıdır hayatı anlamlandıran; hiç olmadık yere hiçler peşinde koşarken anlamsız yere kaybetmeler midir anlamları bozan. Var olmak isterken yok olmanın acı yüzüyle tanışmak mıdır? İnsan siluetleri arasında sıkışarak onların yaptığı abartılı eylemlerin önemsiz nesneleri olmak mı yoksa...

Bu hayattan ve bu hayattakilerden nefret etmek çok basitken, fişi çekmek bu kadar kolayken ne diye olayı uzatmaya taşıyoruz. Ne diye rakibimize, şans verip oyunu acımasızca yenmek istemiyoruz... Tam bu kadar insan nasıl geçiniyor ne ediyor derken bir anda çıkıyor abartılar karşımıza ANLAYAMAZSINIZ..!


Tam bir ayrım noktasının en iyi özeti olan bu kelime bir yanda varlığın getirdiği bonkörlüğü vurgularken, bir yandan da yokluğun ortaya çıkardığı eli sıkılığı (ulaşılamazlık anlamında) gösteriyor, düşünebilen insan hayvanına...

-Evet biz anlayamayız çıkan motor sesinin, denizde süzülen mühendislik harikası icadın köpürtme içgüdüsünü, çünkü bizim bindiğimiz genelde akbilli ve iyi köpürtmüyor deniz dalgalarını...

-Evet biz anlayamayız zengin pazarlarında yapılan alışveriş hikayelerini, seçme özgürlüğünü, çünkü biz genelde birçok kişinin ucuza almak için savaştığı ve hikayesi hep imkansızlık olanların kentindeniz...

-Evet biz anlayamayız sıra almadan "parası neyse verelim, maksat işimiz görülsün!" deyip gülücükler atmayı, çünkü biz ancak sadece günler öncesinden zar zor aldığımız sırayı bekleyenlerin memleketindeniz...

-Evet biz anlayamayız sizin gibi özgürce düşünüp ezip, biçmeyi, düşünmeden harcamayı, çünkü biz küçük umutlara büyük mutluluklar sığdıranların memleketindeniz...

Kemal Sunal-Tokatçı
Usta oyuncu Kemal Sunal'ın Tokatçı filminden, cama ekmek banan, Şaban...
Ne kadar var olsakta o kadar yokuz aslında, dünya dediğimiz bu hayali evrende. Uçurumları boldur, sadece ayağın kaymayıversin. Bir saniyeye bakar ve her çıkışın bir inişi vardır. Çünkü yer çekimi kuvveti vardır. İnsanlar kazandıklarını kendi çıkarlarına göre harcarlar bu normal bir şeydir. Fakat bu harcamanın ölçütü ve boyutu diğer insanları düşünerek olmalıdır, zaten şükretmek de bunu söylemez mi..?

25 yorum:

  1. anlayamazsına edebiyat yapmışsın üstat hayran kaldım. :) eline sağlık

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Estağfurullah, edebiyat ne haddime :))) Teşekkür ederim...

      Sil
  2. Çokça duyduğum ama izlemediğim köpüklü tekneli mesele biz kimiz ki zaten diyesim geliyor böyle şeyler olunca :-D

    Paran kadar özgür ve o bir o kadar köle olduğun dünya çok acayip.Sanki bir kere anlamaya çaba göstermiş gibi bir de anlaşılma kaygılarımız var bu da alakaya maydonoz yorumum olsun.
    Sevgileer :-)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Uzun zamandır yazmak istediğim ama yazamadığım yazıydı o biraz öncü oldu sadece pek amacım yok yerme, eleştirme falan hayat bu "paran varsa kralsın, yoksa yalansı" diye. :))) Ayrıca yorumunda tam alakaya maydonoz, teşekkür ederim :)))

      Sil
  3. Hay ben senin ''Zamanlaması manidar'' edebiyatını seveyim dostum :) Büyüksün ;) Anlayan anladı :)))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ha şu gün yazacam ha bugün yazacam dedim böyle bir şeyle karşılaştım; oradaki dram bana yazdırdı. Anlayan anladı ise sıkıntı yoktur demektir :))) Herhalde bu yaptığım göndergesel işlev ya da tek görünümlü çok anlatım ahaha :)))

      Ama esin kaynağım ve anlatmak istediğim Kargo'nun- Boğaziçi şaheser şarkısıyla ilgiliydi, bunu söyliyeyim :)))

      Sil
    2. Peki madem sen öyle diyorsan :)

      Sil
  4. Ben o çocuğa üzülüyorum aslında insan elinde hep var olan şeyin kıymetini asla bilmez
    bizim annemizden zorla aldığımız parayla koşarak gidip bakkaldan dondurma aldığımızda yaşadığımız o mutluluğu o zevki asla yaşayamıycak mesela :) anlayamaz da

    parası var ama babasının, alın teriyle kazanılan parayı tadabilecek mi hiç

    bir söz var ya bazı insanlar çok fakir paradan başka bir şeyleri yok diye o aklıma geldi :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Haklısın, hatta çok çok haklısın, insan para kazanır belli bir yere gelir tabi ki de bunu harcayacaktır, ne haddimize sorgulamak ama biraz da belli ölçeklerde düşünmek ve idealine göre harcamak gerek. Bugün böyle bir şey aldıysan ilerde nasıl bir doyum sağlıyacaksın çocuğuna orası soru işareti... :)

      Sil
  5. Çok kabaca olacak belki ama at gözlükleri takmış gibi insanlık sadece kendi dünyasını görüyor ve etrafına bakmıyor. Oysa bir dönüp baksa ne dünyalar gizli etrafında.. Ruhsuz Atmaca demişsin adına ama öyle bir ruh var ki sende öyle bir yazı yazmışsın ki ruhlarımızı alıp götürdü. Yazını çok beğendim, tebrik ederim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim belkide herkeste istediğim ruhsuzluk budur, siz bunu görmüşsünüz ne mutlu bana... :))

      Sil
  6. Evet usta güzel yazı yazmışsın. Bu insanları, davranışları anlamak mümkün değil, içeriği okuyunca anlayamayız kimseyi.

    YanıtlaSil
  7. Bazıları vardır.. acıyla beslenir.
    etinin / ruhunun yanmasıyla nefes alır..
    iyi yazmışsın , eyvallah.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Haklısın :) Çok teşekkür ederim. :)

      Sil
  8. aslında o da haklı...kimse kimseyi anlayamıyor sonuçta.

    YanıtlaSil
  9. çok ağır abi yazmışsın yaa. çok sert bee :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Öyle deme yaw... Gayet naif yazıyorum ben :))

      Sil
  10. piki. du o gözle bakıyim bu yazıya :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hahaha yazarkenki duygularımı "anlayamazsın" der subliminal mesajımı veririm :)))

      Sil
  11. Nasıl aileler var bu dünyada, dünyayı bıraktım ülkede deyip üzüldüğüm bir konunun altını çizmişsin sevgili Ruhsuz Atmaca. Çok da güzel dile getirmişsin. Anlam kargaşası yaratan küçük bir çocuğun hazin öyküsü bu olay bence.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Vallaha çocuk büyüyünce Mars'tan da buna yer alırlar hak yerini bulur. Bilmiyorum adalet sistemi bazen çokta adil olmuyor, kimisi okula gitmeye ayakkabı bulamaz iken, kimisi de bu durum gibi köpürtmeye gemi buluyor...

      Sil

Yorum Kuralları
*Lütfen yalnızca yazı ile ilgili yorumlar yazın.
*Yazının konusu dışında iletmek veya sormak istediğiniz bir şey varsa İletişim Formunu kullanın.

Reklam