29.10.2014

Bilemiyorum...

Bana bir hikaye anlat ki içinde mutluluk, umut olsun. Bilemiyorum artık hayatı, tahmin edemeyeceğim kadar karmaşıklaşıyor. Boğuluyorum, yolunu yurdunu bilmediğim bu ıssız denizlerde. Boğuluyorum, kimsesizliğin hakim olduğu insanlık manzaralarında. Boğuluyorum, sevgisi olmayan umutsuzların ülkesinde... Artık bilemiyorum...

Artık sevmek zalimce geliyor, artık düşlemek kimsesizlik geliyor. Artık her şey, hiçbir şey gibi geliyor. Umarsızlaşıyor beden, atmıyor o kalp. Belki de yaratılan anlamsız yalnızlıktan, belki de yaratılan yapısız inşaatlardan. Bilemiyorum...

Umut etmek isterdim, inşa etmek isterdim sevgi tohumlarından bir binayı. Yeşerirdi sonra o tohumlar, örterdi evimin çatısını bacasını, her uzayan sarmaşık üretilen bir aşk kırıntısına dönüştürdü. Her örüntü bir sevgi kalıntısı olurdu. Ama olmadı, ekemedim o tohumları yalnız, sulayamadım onları, çürüdüler toprağın altında. Yeşeretemedim kendilerini, sadece ölümlerini seyredebildim, sadece yapmak isteyipte yapamadığım çaresizliği izledim. Bilemiyorum...
Tek düşündüğüm ve söyleyebildiğim BİLEMİYORUM... (Foto: Arizona Dream Filminden)
Artık umut üretemez oldu bu yalnız beden, görünürde geç olan ama içinde yaşlanmış paslaşmış bu beden. Artık umursamaz oldu umut kırıntılarının tadını, artık görmez oldu onları. İnanmaz oldu onların varlıklarına. Duyarsızlaştı, duyumsuzlaştı onların varlığına; görmez oldu, göremez oldu onları. Bilemiyorum...

Bilmem kaç yaşındayım, kaçıncı doğum günümü kutluyorum. Kaç kez yaşlanıyor insan, kaç kez ölüyor bir bedende. İnsan severken ölür mü? Sevgi nedir? Sevmek nedir? İnsan sevgi deyince neyi kastediyor? Artık umursamak istemiyorum, seyre dalmak gereken bu hayatı, artık utanıyorum hayat dediğim bu varlıktan, içinde o kadar bildiğim, tükenmek istediğim bu kalıntı yerinde; artık bir şey diyemiyorum. Tek düşündüğüm ve söyleyebildiğim BİLEMİYORUM...

14 yorum:

  1. gece gece hüzünden girdik be atmacam ben de bişiler karaladım blogda sonra baktım sen de bişiler yazmışsın. demli çay gibi hüzünlü gece olmuş , demi koyu :) yani ben de bilemiyorum ;)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Demli çayda bu yazılara çarpıntı yapar ya. Ben artık hiç bir şeyi bilemiyorum ya hüzün kaplıyor yoruyor her şey beni.

      Sil
  2. Hayat ve onun karmaşası çok yoruyor insanı.Asıl mesela o karmaşadan kurtulabilmekte.Hepimiz de bunun için çabalıyoruz zaten.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok haklısınız ama her çaba uçuruma getiriyorsa zor oluyor artık savaşması, bir amaç için uğraşılması.

      Sil
  3. Umut etmek.. Çok karmaşık gelir bana. İçinde hem özlem var hem küfür. Umut etmekten de yoruluyor insan umutsuzluktan ziyade.. Garip oldum ya bir sigara daha yakıcam :/

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Umut olayları bayağıdır bana karmaşık geliyor. Artık o kavram çok soyut kalıyor. Çünkü her umut için attığım olta boş olunca umutta boş oluyor. Boş ver ama sigarada yakma sağlığa zararlı yani :)

      Sil
    2. Onu da birakicam umudunu kirayim biraz baglandi bana kerata.öldürmeden biraksam bari :))

      Sil
    3. Bırak bırak, hadi söz ver bana bırakıyorum diye desem ne garip olur değil mi? :)))

      Sil
    4. ehehe tutamayacagım sozü vermeyim şimdi ben :)) Pek istegim mi yok acaba benım bırakmaya çözebilsem :O

      Sil
    5. Bunu bir ara konuşalım bıraktırayım sana sigarayı :)))

      Sil
  4. velhasıl giderek hissizleşmeye başladık..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu hissizlik bizim için ölüm olmaya başlamış...

      Sil
  5. bence kadınlar biraz anlasa erkekleri çok daha güzel olurdu sevmek, ama anlasalardı bu kadar derin yazabilir miydi bir erkek sevmeyi?Belki bunu demek istemedin ama kafamda bunlar canlandı.Cinsler birbirini tüketmek için var; tüketmeden doya doya sevişmek gerek ;)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok güzel bir yere parmak bastın aslında düşündüklerimden biridir bu yazdığın, yazdıkların. Cinsler birbirleri ile bir olsa, bütünlük o zaman varolur, ama seven insana kıyanlar, işte o tüketmeyi negatif yönde sağlıyorlar. Yani bir olalım şu yaşam 80-60-50 ne bilim belli bir ömür var. Madem o kadar yaşıyacaz bari yanımda biri olsun, misafirim olsun, bu yüzden, hissizleşen bedenler sadece et parçası olarak kalıyor. Tüketirken hayatı tüketiyorlar benliklerini... Teşekkür ederim güzel yorumun için...

      Sil

Yorum Kuralları
*Lütfen yalnızca yazı ile ilgili yorumlar yazın.
*Yazının konusu dışında iletmek veya sormak istediğiniz bir şey varsa İletişim Formunu kullanın.

Reklam