16.12.2015

Ruhsuz Bir Dilenci...

Köşede duvarın dibine tünemiş bir dilenci, ne hayatta kalacak mecali kalmış ne de öteye götürebileceği anlamlar biriktirmiş. Kimdir? Nedir? Necidir? Sen garip dilenci, seni sen yapan belki de hiçbir zaman kurtulmayacağın kimsesizliğin, seni sen yapan bu dünyanın aymazlığı, bu insanlığın vasıfsız işleri....

Bu denli kimsesizleşen dünyada, dünyayı anlamak için kimsesiz bir dilenci olmak gerek. Sürekli akan hayatın yolunda duraklayıp bir köşeye çekilip hayatın anlamsızlığını anlamlı şekilde izlemek gerek. İnsanların dertlerinin dertleriyle ne denli alay ettiğini görmenin tadına tatman gerek.

Günün büyük bölümünü o duvarın kenarında kimseye bakmadan, ama herkesi anlamlandırarak geçirmek, sonra bu anlamlar denizinde dilenciliğine şükretmek gerek. İnsanları günlük hayatlarında kazandıklarını bir saniyede hiçleştirirken bundan aldıkları anlamsız zevkleri görmek gerek, dilenci olmak gerek, bu anlamlı görünen dünyanın anlamsız bir elemanı olmak gerek.

Ruhsuz bir dilenci olmak gerek, kimsesizliğini benimsemiş ve bundan gurur duyan bir dilenci. İnsanları bir alay malzemesi gören ona acıyanların suratına, önüne attıkları üç beş kuruş uğruna yalvarmaktan çok tüküren bir dilenci. Ruhsuzluğunu küfürlerine işletmiş biri olmalı, küfürleri yermek için değil kibrinin ve isyanının parçası yapmış dilenci.
Mein Herz Brennt
Tükür bu hayatın anlamsızlığına ruhsuz dilenci...
(Foto: Mein Herz Brennt klibinden) 
Bu dünyanın ruhsuzu ey Allah'ın kulu dilenci, kimsesizliğini hor görmediğin dünyada, Allah için değil insanlık için iste meteliğini, insanların duygularına tükür kimsesizliğini, onların yaptığını suratlarına söyle, sustur bütün acıma cümlelerini, konuştur bütün kin sözcükleri. Nitekim sana acıyanlar kördür, bilmezler bu hayatta, kendileri üç beş kuruş için yıllar boyu çalıştıklarını. Sana acırlar ama bilmezler ki kendileri de bu dünyada bir dilenci...
Sevgiyle Kalın...
Not: Değerli organizatör Myreal3. İstanbullu Bloggerlar buluşmasına sizi davet ediyor eğer İstanbul'daysanız ve güzel bir sohbet arıyorsanız 19.12.2015/Cumartesi günü buluşmada yerinizi ayırın.

Seether-Save Today

10 yorum:

  1. Bir garip dilenci yalnızlığında yitip gitmiş ....

    Yüreğine sağlık çok güzel bir yazı olmuş..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yalnızlıkta varolmak, orada mutlu olmak mümkün olsa orada yaşasın bu ruhsuz dilencimiz. Çok teşekkür ederim ayırdığın zaman için :)

      Sil
  2. hem yazıya hem de şarkıya bittim! yüreğine sağlık :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Estağfurullah, çok teşekkür ederim :)

      Sil
  3. Yazıyla pek alakalı olmayacak ama, dilenci kelimesini duyunca; insanın bir günlük yiyeceği varsa dilenmesinin haram olduğu geliyor aklıma.

    Şimdi üzerinde "açız" yazan kağıtlarla görünen insanlar var. Sabahtan akşama kadar para toplayıp aç olmak nasıl oluyor? Ruhsuzlaşan dilenciler yüzünden, dilenmeyenler de ruhsuzlaştı.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Haklısınız bu konuda ama bu biraz dilencilikle alakalı değil aslında bugün insanlar köleleşti. Dilenmiyorlar, sadece köleliğin vazifesini yapıyorlar. Bu yüzdende gözleri çokta doymuyor. Sürekli zam isteyen bir işçi de aynı durumda ya da öğretmenliği kutsallaştırırken günümüzde öğretmenleri bu işi "öğretmen maaşıyla geçinemiyoruz" diye söylenip hiç bir yetisi olmayan kişiler olarak kalmaları da dilencilik. Çünkü sadece o mesleği kendi geçimleri için düşünüyorlar, eğitmek hak götüre. Umarım ama ilerde daha fazla dediğiniz tipte insan görmeyiz. Çok teşekkür ederim değerli bir yorum yaptınız.

      Sil
    2. Ben bir de öğretmenlerin niye bu kadar kendilerini üstün gördüklerini anlayamamışımdır. :) Yıllar önce bir öğretmene, öğretmenliğin bir kasap veya diğer esnaftan bir farkı olmadığını yazmıştım. Tepki almıştım tabii. İnsanların hepsi birdir bana göre, ne iş yaparlarsa yapsınlar. Yeter ki insan olsunlar.

      Sil
    3. O kadar sene okudukları içindir fakat ben hala adam akıllı bir öğretmen görmedim, öğretmen eğiticidir, fakat bizde ne olduğu belli değil. Bende çok söylüyorum ama doğru söyleyeni dokuz köyden kavalar hesabı sizinkisi de malesef eleştireye açık bir millet değiliz. Her eleştiriyi karşımıdakini düşmanız diye gösteriliyor sonuçta malum.

      Sil
  4. dilenci kelimesini nedendir sevmiyorum. yazı harika.. emeğine kalemine sağlık..

    ama es geçemeyeceğim bir nokta var ki insanlık duygusunu kemirip- es geçip sebepsiz yere, dilenciliği meslek edinenler yüzünden gerçekten ihtiyacı olanların yanından uzaklaşıp geçiyoz malesef..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bunla ilgili yazı yazmıştım dilencilik artık meslek olmalı hatta sendikası da dilen-SEN olmalı tarzı bir yazı yazmıştım. Aslında benim buradaki amacım ironi yaratmaktı, köşenin başındaki de dilenci, bugün maaşlı çalışan birçok insanda. Değerli yorumun için çok teşekkür ederim :)

      Sil

Yorum Kuralları
*Lütfen yalnızca yazı ile ilgili yorumlar yazın.
*Yazının konusu dışında iletmek veya sormak istediğiniz bir şey varsa İletişim Formunu kullanın.

Reklam