20.04.2017

Fragmatik

Hayat o kadar fragmatik ki, insanlar artık kendi filmlerinin özünü yaşamak yerine fragmanlarıyla yaşıyorlar. Kimisi 2 dakika, kimisi 30 saniye, kimisi...

Yaratıcılık hak getire, artık hayaller hep bir benzemişlik kişilik örüntüleri. Zaman, mekan, konu, kişiler dar kalıplar; kamera açıları, sahneleme, yakın planlar hepsi de bir devamlılık hatası. Peki ya montaj, işte o tam bir rezalet, sanki reklamcının kucağına düşmüş bir sanat filmi gibi pragmatik bir o kadar istemsiz dramatik, özü özlüce bir peşkeş, sadece bir kar amacı güden sahneler birleşimi...

Neden bu kadar fragmatik hayat? Nedenlere bir emel mi biçmek gerek, nedenleri nedenselleştirmek mi? Boğumlaştırmak mı? Bilmiyorum, inan bilmiyorum. Keşke bilsem bildiğim şekliyle bahanelere sığınsam...

Bu örüntü içinde moral motivasyonu olmayan bu filmle ne kadar gişe yapılır bilinmez. Eeee görünen köy, izlenme oranları da ortada, sanat sanatı çağırmaz, sanatı çağırmayan şey izleyiciyi nasıl çağırır. Bu yüzden fragmanı düşürüp izleyiciler anlasın diyorum ama yine yok, çünkü hayat fragmatik fakat pragmatik değil... Yada şöyle benim dışımdaki senaryolar hep pragmatik, derinliği olmayanlarından, oysa Atmaca! Atmacanın sadece bakış sahneleri bir fragman...


Ben bir sessizlik kör kuyusunda terkedilmiş dilenci, 
Ne gücü yeter, ne istenci... 
Kimsesizliğin zehrinden almış, artık kimi olmayacak bir bedevi. 
Hayra yorulan hayatın hayırsız kalan sessizliği...
*** 
Kimsesizliğin kimsesi,
Yoksulluğun sepeti,
Dakikalara sığılan moralsizlik hali,
Saniyelerde ölümü bekleyen bir fani...
***
Artık ne olur bilinmez,
Artık ne gelir bilinmez,
Olur da lanet kalkarsa,
Atmaca o zaman uçar,
Atmaca o zaman uçar,
Sessiz,
Derin
Yüksekten,
Aşkla,
Şevkle,
Derinlere...
Derinliklere...
...Ruhsuz Atmaca
Sevgiyle Kalın...

Poets of the Fall - All the way For You


2 yorum:

  1. Bloglar uykuda, ben geç uyumaya alıştım Atmaca. Bak bu daha iyi oldu, Ruhsuz demek abesti. Her şey tekrar gibi değil mi? Fragmatik iyi buluş, Film gişe yapmaz, sonunu da tahmin edebiliriz. Ben asıl senaryoya isyan edip, kendi senaryomu yazıyorum hâlâ. Sanki bu dünyada değilmişim gibi geliyor. Zor rolleri kendim üstlenerek de buranın çekilmezliğinden biraz uzaklaşmış hissediyorum...
    Şiirin ilk iki satırına bittim. Gerisi de güzeldi. Sevgiler oğlum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İnsanın kendi senaryosunu yapaylıktan kurtarıp özgünlüğe harmanlaması zor sizinkisi bu bunun sonucu da elbet güzel olur. Çok teşekkür ederim ablam.

      Sil

Yorum Kuralları
*Lütfen yalnızca yazı ile ilgili yorumlar yazın.
*Yazının konusu dışında iletmek veya sormak istediğiniz bir şey varsa İletişim Formunu kullanın.

Reklam