26.07.2017

Yersiz Yurtsuz, Dertsiz Dinsiz: Koma

Bunca pişmanlığı bir güne sığdırmak çok zor, elzem geliyor bazı şeyler artık. Bu belki burnumdan akan kam damlalarıyla pekiştiriliyor belki de tansiyonum düşerken yığıldığım koltuğumda. Fakat hatalı olduğumu bilmek bu biyolojik dönüşümleri daha da kanıtlıyor. Bir insanın gözü neden mühürlenir bilmiyorum. Çoktur derdim böyle şey imkansız yaşadım. Yaşadım ve kaybettim. Geri getirmeyi o kadar çok istedim ki, kimse bilemez. Bunca yıldır yemediğim hakarete aşağılamalara rağmen.

Yarın evveli gibi olmuyor, tükeniyor günler. Benim gündüzlerim artık tükendi, fotoğraflara sığdıramayacak bir sevdanın onsuz olacak sayfalarında. Artık geceler mi var elimde diye düşünürken gecelerin benim şeytanım olduğunu bilmek geceleri de tüketti. Peki geriye ne kaldı? Geriye kalan ölüm galiba, fişi çekmek, tabi fiziki ölümler genel tercihler, ben bunu yapmam onu Ölüm meleği yapar. Benim yapacağım büyük ihtimal kafayı sıyırmak olacak... Yaradan her şeyi güzel yaratmış ama şu bir şeyleri kafamdan atmayı o yetiyi bana vermemiş. Bu yüzden ya onsuz ya o olmuyor hayatımda bunu babannem öldüğünde çokça anladım tam 3 yıl kimse bilmeden koma...

Galiba bunun sebebi kendime verdiğim kimseyi sevmeme sözümün çiğnenmesi oldu fakat hala seviyorum ne garip. Kin duyamıyorum, kendimi suçluyorum. Nasıl duymam hiçbir şey yapmadan sevgi bekleyen ben uzatmalarda kurtulduğum şeytanın elinden sevgilisinin onu anlamasını nasıl bekler, hem de onun sırtında bunca yük varken. Belki sadece bir evet kurtarırdı beni, psikolojimi düzeltmek için bana bir el uzatsa diretse, düzelmeyi kendime yol olarak seçerdim. Fakat yapmadıklarımın açtığı yaraları bilemedim, gözüm mühürlüydü göremedim. Aldatıldım sabreder dedi şeytan, anlar seni önce şu işlerini hallet dedi. Kandırıldım!
Sil Baştan
Geleceğini düşünmek gelmesinden gibi güzel...
(Foto: Sil Baştan Filminden)
Hayatımda hiçbir aşamada -tabi daha ömür varsa şu yaşım genç ama- kimseye bu kadar haklısın demedim. Hem de hiç kimseye... Ama ikna edemedim, keşke başından beri yenmem gereken bu psikolojik süreç için destek isteseydim ondan ama nasıl isterdim o benden kötüydü. İşte sıkıntım bu ben beni anladıklarını düşündüklerimin güzelliklerini düşünürken düşündüklerim başımda çoraplar örüyor. Şuanda tek niyetim uzaklaşmak, yapmam gereken birkaç işten sonra belki de sırra kadem basmak fikrim arasında, fakat gidecek tek yerim bile yok... Büyük ihtimal düşünceler arasında kaybolacak bu plan!

Affedilmeyi çok isterdim, sadece değişebileceğimi göstermek çok isterdim ama olmayacak galiba. Şuanda boğuluyorum ama nefes alabiliyorum. Yaptığım haksızlıkları düşündükçe kalbim tekliyor ama olsun. Zaten ben demiyor muydum bir senedir yazılarımda ölümün sebebini aradığımı şimdi buldum çokta bozmaz beni... Galiba İkarus'un özgürlüğe olan yolculuğunda olduğu gibi bende denize düşüp boğuldum. Ne diyelim artık olmasa da "geleceğini düşünmek gelmesinden gibi güzel..." Artık bende o gemiyi bekleyecem, nasipse.

Sinsidir,
Aniden çıkar gelir arsızın gazelleri,
Korkutur kimliğinin nitelikleri,
Kaybettirir kininde niyetleri...
***
Kimsin sen sevgi mi?
Hayır,
Kimsin sen seven mi?
Hayır,
Kimsin sen sevdim diyen mi?
Hayır!
***
Sevmedim,
Sevemedin,
Kendini tatmin ettin,
Ve gittin...
***
Beklemedin,
Kendini düşündün,
Kendini mesele ettin,
Sözünden çıktın,
Son verdin...
***
Sinsidir,
Aniden çıkan arsızın gazelleri,
Kirletir gider,
Bir şey yapmadım der,
Sinsidir...

...Ruhsuz Atmaca
Sevgiyle Kalın...

Ogün Sanlısoy - Kaybettik Severken




2 yorum:

  1. Yanıtlar
    1. Evet, öyle hazin ki, kaybetmek kurtuluş mudur belli belirsiz.

      Sil

Yorum Kuralları
*Lütfen yalnızca yazı ile ilgili yorumlar yazın.
*Yazının konusu dışında iletmek veya sormak istediğiniz bir şey varsa İletişim Formunu kullanın.

Reklam