İnsanı var eden bu bedensiz umutlar, her zaman şeytanı olabiliyor. Kimsesiz kalacağı bu hayatta, gerçekliğini sorguladığı bilinmezlerle yaşarken sürekli ağlayacak. Kaybetmek bir noktada insanın kendine karşı bir ayıbı gibi. Bu ayıp olmayacak idealler uğruna sürekli savaşabileceği umudunun ona sunduğu kandırmacanın bir yansıması. Hayatın bunca kandırmacayla dolu olması üzücü. Bencil varlık olan insanların birbirine yaptığı eziyetlerin güldürüsü gibi...
Gülünç düşmek belki de insanı kendisine ayıplarken olması gerekeni görmesinden uzaklaştıran pişmanlık duygusu bu kandırmacanın bir özeti. Bunca yaşayış içerisinde de kaybetmeyi kabullenmemek onurlu olabilecek bir yaşayışı onursuz ideallerin üzerinde büyülenmiş bir ruh gibi hedefliyor...
![]() |
| o gemiyi oraya kim getirdi... |

Edebi Yankılar (0)