RUHSUZ ATMACA
Büyütülmüş Görsel
İletişim

Haberci Kuşlar

Düşüncelerinizi iletmek için doğrudan e-posta gönderebilir veya iletişim sayfasını kullanabilirsiniz.

E-Posta Gönder İletişim Formuna Git

Günün Tavsiyesi

Parşömen aranıyor...

Ana Menü

Sükut-u Hayal

İnsanı var eden bu bedensiz umutlar, her zaman şeytanı olabiliyor. Kimsesiz kalacağı bu hayatta, gerçekliğini sorguladığı bilinmezlerle yaşarken sürekli ağlayacak. Kaybetmek bir noktada insanın kendine karşı bir ayıbı gibi. Bu ayıp olmayacak idealler uğruna sürekli savaşabileceği umudunun ona sunduğu kandırmacanın bir yansıması. Hayatın bunca kandırmacayla dolu olması üzücü. Bencil varlık olan insanların birbirine yaptığı eziyetlerin güldürüsü gibi... 

Gülünç düşmek belki de insanı kendisine ayıplarken olması gerekeni görmesinden uzaklaştıran pişmanlık duygusu bu kandırmacanın bir özeti. Bunca yaşayış içerisinde de kaybetmeyi kabullenmemek onurlu olabilecek bir yaşayışı onursuz ideallerin üzerinde büyülenmiş bir ruh gibi hedefliyor...

Ruhsuz Atmaca
o gemiyi oraya kim getirdi... 

Oysa insan bir beden içerisinde bir ruh,
Şekli ve tarifi olmayan bir ruh,
Deniz ortasında kalmış bir kayıp gemi,
Sağında rüzgarlar, solunda kayalar...
Umutsuzca savruluyor...

Kaybetmekten korkuyor,
Kaybolmaktan korkuyor, 
Gözünün önünde keşkeleri,
Bulunduğu bu duruma üzülüyor,

Rüzgar kayalarla anlaşmış onu öldürecek,
Yıkacak yok edecek,
Bunu biliyor...
Fakat unutuyor;
o gemiyi oraya kim getirdi... 

Kaybetmek, kaybolmak, bir denizde boğulmak bunlar önemli değil. Mühim olan bu kaybolduğunu bilebilecek insanların varlığı...

Bu kısa yazıyı da geçtiğimiz günlerde kaybettiğimiz sevdiğim sanatçımız Nevzat DOĞANSOY (NEV) abimize atfediyorum. Yattığı yer nur, mekanı cennet olsun...
Sevgilerle...


Nev - Sükut-u Hayal


Edebi Yankılar (0)