Taştan bozma kalpler bir arada,
Kendini iyi niteleyen, iyilik elçisi olan...
İnsanlığını kendi gören,
kendini ulaşılmaz düşünen...
Ulaşılmaz olan,
kendine yol çizdiğini sanan bencillik işi...
Bir sahilde denize bakarken,
sudan yansıyan dalgalı yüzümdeki umutsuzluk...
Yukarıda, bu kadar kopukluk içinde kurduğum,
bu yalnız iletişimin acı yansıması...
Beklerim dediğim,
sorunları yüklediğim hatalarıma,
bana yüklenen anlamı ararken;
iki tuş arasında, bir baz istasyonu hücresinde...
Gelen yanıtın derin acısı gibi...
![]() |
| Dalgalara karışan o derin yalnızlığı ve sessiz bekleyişi resmeden bu görsel, Gemini (Nano Banana) ile hayata geçirilmiştir. |
Dalgaların acı öfkesinin sesi...
Suyun yüzeyindeki yüzüme gelen yumruklarıyla;
dağılan ama bozulmayan,
gözüm, ağzım burnum gibi...
Sürekli darbe;
kan yok, kırılma yok,
fiziksel hiçbir şey yok...
Aynı kalp gibi,
odacıklarına saklanan sevgilerin,
alınamayan karşılığında kitlenen kapıları gibi...
kan yok, kırılma yok...
Yine o sahilde,
denize bakarken, iki tuşla bağlanılan,
şehrin diğer ucundaki o bilinmezin,
hissettirdiği gibi...
Beklemek,
bir aptal işi.
Gelmemek,
bir erdem.
Bekleyen,
bir aptal.
Bekleten,
bir erdemli...
Sevgilerle...
Ruhsuz Atmaca...
14.04.2026
Not: Yorumlar kıymetli unsurlardır. Yazıları güzel yorumlarınızla anlamlandırın. Bu blog manevi değeri olan bir alan hedefinde bunca senedir.

'Beklerim dediğim,
YanıtlaSilsorunları yüklediğim hatalarıma...' Çoğu insan hatalarından kaçar, bu cümledeki ses ise hatalarının içine yerleşip sorunlarını orada büyütmeyi seçmiş. 'Beklemek' burada bir umut değil, bir kabullenişin sessiz çığlığı gibi duruyor.
Sanki gökyüzünden kopmuş ama yere de tam ait olamamış bir ruhun hikayesi gibi... Satır aralarındaki o 'sessiz uçuş' hissi çok etkileyici. Bazı yazılar sadece okunmaz, hissedilir; bu da tam olarak öyle bir yazı olmuş. Kalemine sağlık.
Maalesef, beklemek bir paronayak anlam yükleme de olabilir. Olmayacak bir eylem için olabilir umutlar üretmek gibi. Kıymetli yorumun için, çok teşekkür ederim.
Sil